Güçlü Bağışıklık Sistemi için neler yapılmalı?

Dünya genelinde yaşanan Covit-19 pandemisinden sonra daha fazla önem kazanan Bağışıklık sistemi hakkında sık sorulan tüm soruların cevaplarını yazımızda bulabilirsiniz.

Bağışıklık Sistemi nedir?

Bağışıklık Sistemi (İmmün sistem), bir canlıdaki hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden, vücudu yabancı ve zararlı maddelerden koruyan karmaşık bir sistemdir.

Bağışıklık sistemi vücudun doğal savunma sistemidir.

Bağışıklık sistemi organları nelerdir?

İmmun sistemin organ ve dokuları başlıca iki grupta toplanır.

  1. Santral (primer) lenfoid organlar: kemik iliği ve timus,lenfositlerin tüm özelliklerini kazanarak olgunlaştığı organlardır.
  2. Periferik (seconder) lenfoid organlar: dalak, lenf bezi, tonsilla, peyer plakları, appendix, mukozal lenfoid doku (mucosa associated lymphoid tissue, MALT), edinsel immun yanıtın başladığı organlardır.

Bağışıklık sistemi nasıl çalışır?

Vücudumuza giren mikroplara karşı, ilk kalkanı mekanik, kimyasal ve biyolojik engeller oluşturur. Eğer mikrop engelleri aşıp vucüda girer ise, vücudumuzda doğuştan var olan ilk basamakta mikrobu karşılayıp tanıyan ‘Doğal immün sistem’ çok kısa sürede harekete geçer. Bu sistemin hücreleri olan akyuvarlar (nötrofil, makrofaj doğal katil (NK) hücreleri) protein yapısındaki kompleman sisteminin yapıtaşları ve hücreler arası iletişim sağlayan sitokinler vücuda giriş bölgesinde birikir, yabancı mikroba saldırır ve yutup yok ederler.

Doğal katil (NK) hücreleri, hücrenin zarında delikler açarak öldürür. Böylece mikrobun vücudumuza yayılması önlenir. Doğal immün sistem, her mikroba ve yabancıya karşı aynı mücadeleyi verir. Eğer mikrop hala çoğalmaya devam ediyorsa, ‘edinsel immün sistem’ hücreleri olan B lenfositleri ve T hücreleri savunmada görev alırlar. B hücreleri, T hücre yardımı ile mikroba karşı antikorlar üretmeye başlar, T öldürücü hücre enfekte hücreleri yok eder. Bu savunma 15-30 gün sürer. Savunma sonunda bağışıklık sistemi bu mikrobu hafızasına kayıt eder.

İmmün sistem aynı mikrop ile aylar yıllar sonra tekrar karşılaştığında, mikrobu hatırlar ve 2-3 gün içinde harekete geçerek kişiyi hastalıktan korur. B hücre, her mikroba özgü ayrı antikor yapar. Kızamık virüsü ile hastalanan veya kızamık aşısı ile aşılanan bir çocuk, kızamık mikrobu ile karşılaştığında hastalanmaz, çünkü hastalık geçiren veya aşılanan kişinin kanında koruyucu IgG antikoru vardır.

Bağışıklık sistemi neden güçsüz kalır?

Primer (birincil) immün yetersizlikler, immün sistemde görev alan organ veya hücrelerin sayısal veya işlev yetersizliğine yol açan doğuştan genetik bozukluk sonucu ortaya çıkmaktadır.

Başka hastalıklara bağlı olarak gelişen ikincil immün yetersizlikler de vardır. Viral enfeksiyonlar (CMV, EBV, HIV, Kızamık, Suçiçeği), lösemiler, aplastik anemi, orak hücreli anemi, şeker hastalığı, alkol bağımlılığı, böbrek ve karaciğer yetersizliği, romatoid artrit, lupus, immün sistemi baskılayan tıbbi tedaviler (monoklonal antikor tedavisi, ışın, kemoterapi gibi), ayrıca prematürelik, süt çocukluğu dönemi, yaşlılık dönemlerinde doğal olarak immün sistem yetersizdir.

Bağışıklığı düştüğünü nasıl anlarız?

Sürekli hastalanmak, sık sık çıkan uçuklar, kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk… Tüm bunlar bağışıklık sisteminizin zayıflığına işaret edebilir.

İnsanlarda kaç tip Bağışıklık mevcut?

İnsanların üç tip bağışıklığı vardır; Doğuştan gelen, edinilmiş ve pasif bağışıklık.

Doğal bağışıklık: Herkes doğuştan gelen (veya doğal) bir bağışıklık ile doğar. Bu bir tür genel korumadır. Örneğin, cilt mikropların vücuda girmesini engellemek için bir bariyer görevi görür. Ve bağışıklık sistemi, bazı işgalcilerin ne zaman yabancı ve tehlikeli olabileceğini tanır.

Edinilmiş bağışıklık: Edinilmiş bağışıklık yaşamlarımız boyunca gelişir. Hastalıklara maruz kaldığımızda ya da onlara karşı aşılarla karşı koyduğumuzda adaptif bağışıklık geliştiririz.

Pasif bağışıklık: Pasif bağışıklık başka bir kaynaktan “ödünç alınır” ve kısa bir süre devam eder. Örneğin, bir annenin anne sütündeki antikorlar, bebeğin annenin maruz kaldığı hastalıklara geçici bir bağışıklık kazandırır.

Bağışıklık sistemini nasıl güçlendirebiliriz?

Yediğimiz besinlerle alınan tüm besin öğelerinin belli emilim oranları vardır. Bu emilim oranlarını, o besin öğesine olan ihtiyaç, posalı beslenmek, karışık beslenmek, hareket etmek gibi birçok faktör etkiler. Egzersiz yapmak aldığımız besinlerdeki besin öğelerinden daha fazla faydalanmak adına çok önemlidir. Ağır spor yapmak vücudu birçok mekanizmasını etkileyerek bağışıklık sistemine zarar verebilir. Bu nedenle orta düzeyde düzenli aktivite yapmak besinlerin doğru emilmesini sağlar, dolayısıyla bağışıklık sistemini olumlu etkiler. Yüzme, yürüyüş ya da bisiklet sürmek gibi aktivitelerden haftada 4 kez 30 dakika yapmak vücudun bağışıklığını güçlendirir.

  • Sigara ve alkolü mümkün olduğunca içmeyin
  • Düzenli bir beslenme alışkanlığı geliştirin
  • Olması gereken vücut ağırlığının üstüne çıkmayın
  • Sebze ve meyve tüketimini artırın
  • Düzenli egzersiz yapın
  • Hayvansal kaynaklı besinlerden istenilen düzeyde tüketmeye özen gösterin
  • Doğru ve düzenli bir uyku düzeni alışkanlığı geliştirin

Bağışıklık sistemini güçlendiren besinler nelerdir?

Bağışıklık sistemini yediğimiz besinlerle desteklemek gerekir. C , A, E vitaminleri, selenyum ve bazı antioksidanlar bağışıklık sistemini güçlendirmemize yardımcı olur.

Bu besin öğelerinin en çok bulunduğu besinler ise:

  • Kuşburnu, yeşil çay
  • Yeşil yapraklı sebzeler, yeşil ve kırmızı biber, domates, havuç, soya fasülyesi, soğan, sarımsak, patates pırasa, turp, fesleğen, nane, dereotu, rezene, kereviz, maydanoz, roka ve tere
  • Kivi, kayısı, kara üzüm, beyaz üzüm, kiraz, ahududu, böğürtlen, erik, çilek, elma
  • Fındık, ceviz
  • Yağlı tohumlar ve özü ayrılmamış tahıllar
  • Kuru baklagiller, bezelye
  • Kakao
  • Balık
  • Zeytin ve zeytin yağı

Bağışıklık testi ne demek?

Bağışıklık Testi, vücudumuzu kansere ve diğer hastalıklara karşı koruyan ilk savunma hattında yer alan NK hücrelerinin aktivitesini ölçerek bağışıklık sistemimizin değerlendirilmesini sağlayan yenilikçi bir laboratuvar testidir.

Bağışıklık sistemi hastalıkları için hangi doktora gidilir?

Bağışıklık sistemini inceleyen tıp dalına immünoloji adı verilir. İmmünoloji, bağışıklık sisteminin incelenmesi ile ilgilenen, tıp ve biyolojik bilimlerin çok önemli bir dalıdır. Birçok farklı konuyu kapsayan bilim dalı özellikle organizmaların bağışıklık sistemlerinin sağlıklı oldukları veya hastalıklı oldukları durumlardaki hâli ve fizyolojik işlevleri ile insanların bağışıklık sistemlerinin uygunsuz bir şekilde işlemesi sonucu oluşan immünolojik bozuklukları (örneğin otoimmün bozukluklar) kapsar.

Probiyotik nedir?

Bağırsaktaki bazı mikro organizmaların çoğalmasını sağlayan veya aktivitesini uyaran ve insan veya hayvan sağlığını olumlu olarak etkileyen maddelere (besinsel lifler gibi) ise prebiyotik denilmektedir.

Probiyotiklerin faydaları nelerdir?

  • Kabız, ishal, hazımsızlık ve şişkinlik gibi sindirim sistemi bozukluklarını giderir.
  • Alerjik hastalıkların tedavisinde yararlanılır.
  • Reflü, gastrit, ülseratif kolit, spastik kolon, chorn sendromu, bağırsak ve mide polipleri gibi sağlık sorunlarının tedavisinde kullanılmaktadır.
  • Bağışıklık sistemi bozukluklarına iyi gelir.
  • Vücuttaki zararlı maddelerin atılmasına yardımcı olur.
  • Otoimmün hastalıkların tedavisinde etkili sonuçlar verir.
  • Kandaki kolesterol seviyesini düzenler.
  • Kan şekerini dengeler.
  • Hamile ve lohusaların sindirim sistemine fayda sağlar.
  • Karaciğer hastalıklarının tedavisinde fayda sağlar.
  • Depresyon tedavisinde yararlanılır.
  • Kansere karşı bağışıklık sistemini güçlendirir.
  • Kemik erimesini önler.
  • Ağız kokusunun giderilmesine yardımcı olur.
  • Yaşlanma etkilerini azaltır ve cildin daha sağlıklı görünmesini sağlar.

Probiyotik besinler nelerdir?

  • Yoğurt
  • Ayran
  • Peynir
  • Bitter çikolata
  • Turşu
  • Lahana turşusu
  • Keçi sütü
  • Kambu çayı
Sıkça Sorulan Sorular

Bağışıklık Sistemi (İmmün sistem), bir canlıdaki hastalıklara karşı savunma mekanizmasını oluşturan, patojenleri ve tümör hücrelerini tanıyıp onları yok eden, vücudu yabancı ve zararlı maddelerden koruyan karmaşık bir sistemdir.
Bağışıklık sistemi vücudun doğal savunma sistemidir.

İmmun sistemin organ ve dokuları başlıca iki grupta toplanır.
Santral (primer) lenfoid organlar: kemik iliği ve timus,lenfositlerin tüm özelliklerini kazanarak olgunlaştığı organlardır.
Periferik (seconder) lenfoid organlar: dalak, lenf bezi, tonsilla, peyer plakları, appendix, mukozal lenfoid doku (mucosa associated lymphoid tissue, MALT), edinsel immun yanıtın başladığı organlardır.

Vücudumuza giren mikroplara karşı, ilk kalkanı mekanik, kimyasal ve biyolojik engeller oluşturur. Eğer mikrop engelleri aşıp vucüda girer ise, vücudumuzda doğuştan var olan ilk basamakta mikrobu karşılayıp tanıyan ‘Doğal immün sistem’ çok kısa sürede harekete geçer. Bu sistemin hücreleri olan akyuvarlar (nötrofil, makrofaj doğal katil (NK) hücreleri) protein yapısındaki kompleman sisteminin yapıtaşları ve hücreler arası iletişim sağlayan sitokinler vücuda giriş bölgesinde birikir, yabancı mikroba saldırır ve yutup yok ederler.
Doğal katil (NK) hücreleri, hücrenin zarında delikler açarak öldürür. Böylece mikrobun vücudumuza yayılması önlenir. Doğal immün sistem, her mikroba ve yabancıya karşı aynı mücadeleyi verir. Eğer mikrop hala çoğalmaya devam ediyorsa, ‘edinsel immün sistem’ hücreleri olan B lenfositleri ve T hücreleri savunmada görev alırlar. B hücreleri, T hücre yardımı ile mikroba karşı antikorlar üretmeye başlar, T öldürücü hücre enfekte hücreleri yok eder. Bu savunma 15-30 gün sürer. Savunma sonunda bağışıklık sistemi bu mikrobu hafızasına kayıt eder.
İmmün sistem aynı mikrop ile aylar yıllar sonra tekrar karşılaştığında, mikrobu hatırlar ve 2-3 gün içinde harekete geçerek kişiyi hastalıktan korur. B hücre, her mikroba özgü ayrı antikor yapar. Kızamık virüsü ile hastalanan veya kızamık aşısı ile aşılanan bir çocuk, kızamık mikrobu ile karşılaştığında hastalanmaz, çünkü hastalık geçiren veya aşılanan kişinin kanında koruyucu IgG antikoru vardır.

Primer (birincil) immün yetersizlikler, immün sistemde görev alan organ veya hücrelerin sayısal veya işlev yetersizliğine yol açan doğuştan genetik bozukluk sonucu ortaya çıkmaktadır.
Başka hastalıklara bağlı olarak gelişen ikincil immün yetersizlikler de vardır. Viral enfeksiyonlar (CMV, EBV, HIV, Kızamık, Suçiçeği), lösemiler, aplastik anemi, orak hücreli anemi, şeker hastalığı, alkol bağımlılığı, böbrek ve karaciğer yetersizliği, romatoid artrit, lupus, immün sistemi baskılayan tıbbi tedaviler (monoklonal antikor tedavisi, ışın, kemoterapi gibi), ayrıca prematürelik, süt çocukluğu dönemi, yaşlılık dönemlerinde doğal olarak immün sistem yetersizdir.

Sürekli hastalanmak, sık sık çıkan uçuklar, kilo kaybı, halsizlik ve yorgunluk… Tüm bunlar bağışıklık sisteminizin zayıflığına işaret edebilir.

İnsanların üç tip bağışıklığı vardır; Doğuştan gelen, edinilmiş ve pasif bağışıklık.

Yediğimiz besinlerle alınan tüm besin öğelerinin belli emilim oranları vardır. Bu emilim oranlarını, o besin öğesine olan ihtiyaç, posalı beslenmek, karışık beslenmek, hareket etmek gibi birçok faktör etkiler. Egzersiz yapmak aldığımız besinlerdeki besin öğelerinden daha fazla faydalanmak adına çok önemlidir. Ağır spor yapmak vücudu birçok mekanizmasını etkileyerek bağışıklık sistemine zarar verebilir. Bu nedenle orta düzeyde düzenli aktivite yapmak besinlerin doğru emilmesini sağlar, dolayısıyla bağışıklık sistemini olumlu etkiler. Yüzme, yürüyüş ya da bisiklet sürmek gibi aktivitelerden haftada 4 kez 30 dakika yapmak vücudun bağışıklığını güçlendirir.
- Sigara ve alkolü mümkün olduğunca içmeyin
- Düzenli bir beslenme alışkanlığı geliştirin
- Olması gereken vücut ağırlığının üstüne çıkmayın
- Sebze ve meyve tüketimini artırın
- Düzenli egzersiz yapın
- Hayvansal kaynaklı besinlerden istenilen düzeyde tüketmeye özen gösterin
- Doğru ve düzenli bir uyku düzeni alışkanlığı geliştirin

Bağışıklık sistemini yediğimiz besinlerle desteklemek gerekir. C , A, E vitaminleri, selenyum ve bazı antioksidanlar bağışıklık sistemini güçlendirmemize yardımcı olur.
Bu besin öğelerinin en çok bulunduğu besinler ise:
- Kuşburnu, yeşil çay
- Yeşil yapraklı sebzeler, yeşil ve kırmızı biber, domates, havuç, soya fasülyesi, soğan, sarımsak, patates pırasa, turp, fesleğen, nane, dereotu, rezene, kereviz, maydanoz, roka ve tere
- Kivi, kayısı, kara üzüm, beyaz üzüm, kiraz, ahududu, böğürtlen, erik, çilek, elma
- Fındık, ceviz
- Yağlı tohumlar ve özü ayrılmamış tahıllar
- Kuru baklagiller, bezelye
- Kakao
- Balık
Zeytin ve zeytin yağı

Bağışıklık Testi, vücudumuzu kansere ve diğer hastalıklara karşı koruyan ilk savunma hattında yer alan NK hücrelerinin aktivitesini ölçerek bağışıklık sistemimizin değerlendirilmesini sağlayan yenilikçi bir laboratuvar testidir.

Bağışıklık sistemini inceleyen tıp dalına immünoloji adı verilir. İmmünoloji, bağışıklık sisteminin incelenmesi ile ilgilenen, tıp ve biyolojik bilimlerin çok önemli bir dalıdır. Birçok farklı konuyu kapsayan bilim dalı özellikle organizmaların bağışıklık sistemlerinin sağlıklı oldukları veya hastalıklı oldukları durumlardaki hâli ve fizyolojik işlevleri ile insanların bağışıklık sistemlerinin uygunsuz bir şekilde işlemesi sonucu oluşan immünolojik bozuklukları (örneğin otoimmün bozukluklar) kapsar.

Başka Yazı Yok

Kayıt Ol

Zaten üye misiniz? Giriş Yap

Giriş Yap

Henüz üyeliğiniz yok mu? Kayıt Ol